İBADETMİ CİNAYETMİ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İBADETMİ CİNAYETMİ?

Mesaj  Hasan Bir Ptsi Kas. 30, 2009 10:24 am

KURBAN İBADETİ DEĞİL VAHŞET
Gerek İlâhî, gerekse beşerî sistemlerde akıllı insanlar muhatap alınır ve sorumlu tutulurlar. Aklı olmayanların sorumluluğu da yoktur. İlâhî mesaj bize akıllı olmamızı, aklımızı çalıştırmamızı ve düşünmemizi sık sık emreder. Meselâ bununla ilgili bir âyetin meali şöyledir: “ O (Allah), akıllarını kullanmayanların üzerine pislik saçar” (10/ Yunus 100).
Şanlıurfa’da, aklını böylece çalıştırmayan bir kasab’ın kurbanlık hayvana onu geride bırakacak şekilde yaptığı muameleyi tüylerim ürpererek izleyince aklıma yukarıdaki âyet geldi.
Her zaman söylerim, dünya Müslümanları bunca yıl geçmesine rağmen rüştlerini isbat edemediler. İsbat edemedikleri alanlardan biri de kurban kesme usul ve yöntemidir. Kurban, şübhe yok ki ibadet maksadıyla yerine getirilmesi gereken bir vazifedir. Gelin görünki ibadet yapılma esnasında cinayet işleniyor. Birbirine zıt iki kavram. Bir arada beraber olmaları asla mümkün olmayan iki husus. Mümkün olmayanı yapmada bizler mahiriz ya. Bu maharetin gösterildiği olayı televizyonlar şöyle verdi bu kurban bayramı günlerinde:
Şanlıurfa' da kasap vahşeti yaşandı. Kurbanlık boğanın kaçmasına öfkelenen kasap Emniyet Müdürlüğü binasının önünde İslam kurallara uygun olmayan bir şekilde kesti.
Sinirlerine hakim olamayan kasap, çocuklarında aralarında bulunduğu onlarca kişinin gözleri önünde "Artık Elinden kaçamasın" dediği boğanın önce bacakların bıçak attı. Aldığı bıçak darbesinin acısıyla yerinde duramayan boğanın boğazını arka arkaya bıçak darbeleriyle kesti. Kurbanlık hayvanın bu şekilde kesilmesine öfkelenen vatandaşlar kasaba tepki gösterdi.
Kaçan boğayı yakalamaya gelen kasap sinirli bir şekilde elindeki bıçağı arka iki ayaklarına salladı. Her iki ayağı kesilen hayvan, can çekişerek koşmaya çalıştı. Boynundaki ipten kurtulamayan boğa, dakikalarca can çekişti. Aldığı bıçak darbesiyle ayaklarından kan gelmeye başlayan boğa can acısıyla yerinde duramayıp bağlı olduğu halde sağa sola saldırmaya devam etti.
Bunun üzerine sinirleri giderek artan kasap Mehmet Ç., cadde ortasında çocuklarında bulunduğu onlarca kişinin önünde, "Artık Elimden Kaçamasın" dediği boğanın boğazına birkaç kez üst üste bıçağı batırdı. Cadde ortasında aralarında çocuklarında bulunduğu Boğazı kesilen boğa, kanlar içersinde yere yığıldı. Yoldan geçen bazı vatandaşlar davranışına tepki gösterdikleri kasapla tartışmaya başladı. Kasap, vatandaşlar ve boğa sahipleri arasında arbede yaşandı. Araya zabıta ve polisin girmesiyle kasap ile vatandaşlar arasındaki tartışma kavga büyümeden önlendi.
Bu arada, istenmeyen görüntülerin yaşanmasına neden olan kasap Mehmet Ç, olayın kahramanı gibi kameralar önüne geçerek açıklama yaptı. Kasap Mehmet Ç., "Hayvan başkalarına zarar vermemesi için bu şekilde kestik. Gayet normal ve doğaldır. .. dedi. Yine basından öğrendiğimize göre bu işlem ve kabahatler kanununa muhalefetten dolayı kasap’a 1000 TL civarında ceza kesilmiş.
Haberi izlerken irkildim ve öfkelendim. Müslüman olmayan dünyaya gösterilen bu manzara karşısında fevkalâde sıkıntı duydum. Diğer bir üzüntüm ise Kur’an bize hayvanın nasıl kesileceğini açık seçik tarif ettiği halde Kur’an-ı okuduğumuz halde onu anlamadığımızdan ötürü bu yanlışları yaptığımızadır. Hayvanların nasıl kesileceğine dair âyet şöyledir:
“Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah!ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerinde dururken üzerlerine Allah’ın ismini anınız(ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise (canı çıktığında), artık onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyene yedirin..” (22/Hac 36)
Görüldüğü gibi hayvanlar Kevser süresinde de beyan edildiği üzere ayakta iken nahr edilir. Nahr: boğazın altında üçgen olan çukura bıçak batırmak şeklinde yapılan kesimdir. Bu kesimde hayvan hiçbir ızdırap çekmeden kanı boşalır ve yere düşer. Öyle ki yanındaki diğer hayvan onun oturduğunu zanneder. Bizler bu kolay kesimi uygulamazken batı âlemi uygulamaktadır maalesef. Öteden beri hep düşünmüşümdür Peygamberimiz hac’da 63 kurbanı nasıl kesti diye. Konuyu incelediğimde bunun böyle bir kesimde hiç de zor olmadığını gördüm.
Haksız yere hiçbir cana kıyılamaz. Bu can, en ufağından en büyüğüne kadar olsun farketmez.

Denir ki, sarayın bahçesinde bulunan direklere karıncalar üşüşünce onları telef etmenin bir günahı olup olmadığını zamanın padişahı Kanuni Sultan Süleyman bir yazıyla Şeyhülislama sorarak şöyle der:

Dırahtiyi (direği) sarmış olsa karınca
Caizmidir karıncayı kırınca ?
Şeyhülialam bu yazıyı alınca yazının hemen altına cevaben şöyle yazar ve ekler:
Yarın Hakkın divanına varınca
Alır hakkın Süleyman’dan karınca.

Her canlıya karşı bu duyarlılığı göstermek zorundayız. Kasap değil cellât olan bu ve bunun gibiler ayrıca iç ve dış düşmanlara karşı bizi ve İslâm âlemini yanlış tanıtmaya, rezil etmeye hakları yoktur. Allahın cezasından korkmayan insan kılığındaki yaratıklara bu gibi durumlarda en ağır ceza verilmelidir.
Hülâsa, cinnet ve cinayetin ibadetle bir arada olmaması için aklımızı çalıştırmalı, şuurlu olmalı ve İslâmî kurallara riayet etmek için Kur’an-ı anlamalıyız. Buna mecburuz vesselâm.
29/11/2009
Hasan Karagüzel
avatar
Hasan
Admin

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 21/08/08
Yaş : 65

Kullanıcı profilini gör http://asil-islam.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz