MUSKA-MUSKACILIK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

MUSKA-MUSKACILIK

Mesaj  Hasan Bir Salı Şub. 03, 2009 4:04 pm

Muska-Muskacılık
Muska kelimesinin aslı “nüsha” dır. Arapça nüsha dan Türkçe ye değişerek bu şekilde geçmiştir. Buna Kuzey Afrika da “hurz”, Doğu Arabistan da “hamaya”,”Hafız” yahut “maâza” Türkiye de “muska, nusha” veya “hamail” denir. Hadis ve fıkıh kitaplarında “rukye” olarak geçmektedir.
Muska, olası bir hastalıktan korunmak veya tedavi amacıyla yazılarak taşınır. Bunun içindir ki Araplar muska’ya “koruyucu, himaye edici” anlamlarında “hamaya, hafız” adlarını vermişlerdir.
Muska taşıma geleneği, çok tanrıcılıktan kalma bir inanıştır. Kötü ruhlardan korunmak amacıyla üstte totemin sembolünü taşıma geleneği zamanla muska taşımaya dönüşmüştür.
Muskalara genellikle doğada var olduğuna inanılan gizli güçleri etkilemek amacıyla süre, âyet, hadis veya bir dua yazıldığı gibi, Allah’ın, Meleklerin, efsanevî kişilerin adları, anlaşılmaz tılsımlı sözler, simgeler, yıldız işaretleri, rakamlar, rumuz ve işaretler, insan ve hayvan resimleri ile garip harf şekilleri de yazılıp çizilmektedir. Ayet ve duaların yazıldığı muskalar islam dönemine, diğerleri ise, islam öncesi batıl hurafelere aittir.
İslam dinine göre Kur’an sürelerini büyüsel içerikli amaçlar için kullanmak, muskalara yazmak günahtır. Bunların taşınmalarına cevaz verilmemiştir. Nazar, korku ve benzeri bazı psikolojik hastalıklar için Allah’a dua etmek, ondan yardım istemek maksadıyla süre, ayet okumak ve yazıp teberruken (mübarek görerek, uğurlu sayarak) bir yere asmak caiz kabul edilmiştir.
Hasta olan bir insanın dua etmesi ve okuması caizdir. Hz. Aişe (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: Hz. Peygamber (a.s.) hasta olan akrabalarının üzerine okuyarak sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi: “EyAllahım, ey insanların Rabbi, şu hastalığı götür, şifa ver, şifa veren sensin, Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Hastalığı ortadan kaldıracak bir şifa ver” (İbn Mace.Tıb.35,36). Hz. Aişe’den rivayet edilen diğer bir hadisi şerifte şöyle denilmektedir. “Resülüllah (a.s.) son hastalığında muavvizeteyni (felak, nas süreleri) okuyup kendisine üflüyordu. Hastalığı ağırlaştığı zaman onları okuyarak üzerine üflüyor ve onların bereketi için elini meshediyordum” (Buharî “Tıb” 32. Müslim.”Selam” 51–52) Yine Hz. Aişe (r.a.) Resülüllah (s.a.v.) in hastalığından bahsederken şunları söylemektedir. “Resülüllah yatağa düştüğü zaman ihlâs süresi ve muavvizeteyn’in tamamını okuyarak avucuna üfledi ve sonra elleriyle yüzünü ve vücudunun yetiştiği her tarafını meshetti” (Buharî “Tıb” 39)
Bu rivayetlerden de anlaşıldığı gibi Resülüllah yardımı Allah’tan istemiş ve yardım ve şifa için Allah’a dua etmiştir. Bu ise gereklidir ve caizdir. Ancak Meleklerin, Peygamberlerin, cinlerin ve benzeri varlıkların isimleriyle rukye yapmak şirktir. Nitekim Resüllüllah şöyle buyurmaktadır.”Efsun, nazarlık boncuklar ve muhabbet için yapılan muhabbet muskaları şirktir.” (Ebu Davd.”Tıp” 17, İbn Mace “Tıp” 39, Ahmed b. Hanbel I.381)
Müslüman tamamıyla Allah Tealâ’ya tevekkül etmekten başka şeylerden fayda dilemez. Nitekim Resülüllah (a.s.) şöyle buyurmaktadır:
“Ümmetimden yetmiş bin kişi (çok fazla kişi ) hesapsız olarak cennete girecektir. Onlar efsun yapmayanlar, teşe’um etmeyenler, vücutlarını dağlamayanlar ve ancak Rablerine tevekkül edenlerdir.” (Buharî Tıb 17, Müslim, İman, 372)
avatar
Hasan
Admin

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 21/08/08
Yaş : 65

Kullanıcı profilini gör http://asil-islam.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz