REENKARNASYON-TENASUH (RUH GÖÇÜ) I

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

REENKARNASYON-TENASUH (RUH GÖÇÜ) I

Mesaj  Hasan Bir Ptsi Ocak 19, 2009 7:02 pm

Reenkarnasyon-Tenasüh (ruh göçü)
Fransızca bir kelime olan, reenkarnasyon (reincarnation) tekrar bedenlenme, anlamındadır. İncarnation ise bedenlenme anlamına Hz. İsa için kullanılır; ilahi ruhun onda tecelli etmesi, Ulühiyyetin Hz. İsa’da ortaya çıkmasıdır. Reenkarnasyonu anlamak için kelimenin kök anlamını bilmek, hangi inançlarla ilgisinin bulunduğunu kavramakta yarar vardır.
Reenkarnasyonun yine Fransızca metempsycose ve transmigration kelimeleriyle de ilgisi vardır. Türkçe de tenasüh ve ruh göçü olarak tercüme edilmiştir. Tenasüh, nesh kökünden Arapça bir kelime olup bir şeyin bir başkasına intikali anlamındadır.
Reenkarnasyon, ölümden sonra ruhun yeniden insan vücuduna tekrar gelmesi, tekrar bedenleme inancı ve nazariyesidir. Bu inanç ve kuram genel kanaat olarak Hintlilere izafe edilir. Eski İranlılar, Mezopotamyalılar, Pisagor ve Platon gibi eski Yunan Filozofları da reenkarnasyona inanıyorlardı. Esi Mısırlıların mumyalama sistemi reenkarnasyona inancının bir ürünüydü. Bu inancın temelini kötü ruhun temizlenmesi düşüncesi oluşturuyor, bunun için bir ruh tekrar tekrar dünyaya gelerek olgunlaşır, böylece kendini temizlemeye çalışır. Kimilerine göre bazen erkek bazen dişi olarak bedenlenebileceği gibi, ardarda bedenlenme süreleri çok yakın olduğu gibi on iki ilâ on beş yüzyıl kadar olabilir. Bu süreler kişilerin tekâmül (olgunluk) sürelerine bağlıdır.

Reenkarnosyonun gerekçesi
“İnsanlar farklı imkân ve kabiliyetlerle dünyaya geliyorlar, ruhlar doğuştan eşit değildirler. Adaletsizliğin ve eşitsizliğin giderilmesi için ruhların eşit ve âdil bir tekâmül seviyelerine ulaşmaları için tekrar bedenlenme bir ihtiyaçtır.”
Bu ve benzeri iddialar reenkarnasyon doktrininin esas maddeleridir. Reenkarnasyonun ne olduğunu tam anlayabilmek için bazı değişmez gerçeklerin, sabit kanunların, Kur’an ışığında hatırlanmasında yarar vardır.

Hayat ve Ölüm
Allah, Kur’anı Kerimde hayatı ve ölümü imtihan için yarattığını beyan etmektedir. (67/Mülk 2) Kur’anda, dünyada hayatta iken öldürülen ve yine dünyada iken diriltilen olaylardan bahsedilir. Bu olaylardan bazısı Bakara, diğerleri ise Ali İmran ve Maide sürelerinde söz konusu edilir. Bakara 55–56. âyetlerinde ki öldürme ve diriltme olayı, 72-73. âyetlerdeki öldürme ve diriltme olayı, 243. âyette söz konusu edilen olay, 259. âyette yüzyıl ölü kaldıktan sonra diriltilen kişinin durumunu açıklayan olay, 26. âyette Hz.İbrahim’in ölülerin diriltileceğini görmek istemisi olayı ile, Ali İmran süresinin 49. âyetiyle Maide süresinin 110. âyetinde Hz. İsanın elinde ölülerin diriltilmesi olaylarıdır. Buna ilâve olarak Ashab-ı Kehf de bu konuda zikredilebilir. Zira Mağara ashabının durumu ölümden sonra dirilişe örnek olarak Ku’anda yer alır. Bütün bunlar öldürülen ve diriltenin Allah olduğunu, hayat ve ölüm kanunlarını koyanın Allah’tan başkasının olmadığını beyan eder. Her canlı ölecek, ölen her canlı Allah’ın dilediği bir vakitte onun diriltmesiyle dirilecek ve dünya hayatının karşılığını alacaktır.

Ruh
Kur’an da İsra suresi 17/85. âyette Allah, ruh hakkında pek az bilgi verildiğini bildirir. Onun mahiyetini ancak Allah bilir. Ruh hakkında Hz. Peygamber konuşmadığı halde onun dışında herkes konuşmuş, pek çok şey söylenmiştir. Bütün bunlara rağmen ruh esrarını muhafaza etmektedir. Ruhun dünyaya tekrar dönmesi asla söz konusu değildir. (23/Müminun 100)

Berzah
Müminûn süresinin 99. ve 100. âyetlerinin açık anlamı insanın öldükten sonra tekrar şu veya bu şekilde bir daha dünyaya dönemeyeceğidir. Zaten 101, 104. âyetlerde de ahiret hayatı anlatılmaktadır. Berzahı bütün ilim adamları ölümle dünyaya tekrar dönüş arasındaki engel olarak anlamışlardır.
Ölümle hayatın kesildiğine, insanın işlediği amellerin karşılığını ahirette alacağına dair pek çok âyet ve hadis vardır. Ruhlar, ölümle başlayan berzah âleminde eksikleri tamamlama gibi imkâna sahip değildirler; artık amel safhası bitmiş hesap için bekleme dönemi başlamıştır.

Suçların Şahsiliği
Kur’anda suçların şahsiliği, amellerin ancak kişiyi sorumlu tutup bağladığı esası vurgulanır 17/ İsra 15. âyette hiçbir günahkârın başkasının günahını çekmeyeceği ifade edilir. Oysa tenasuh’a ve reenkarnasyona inananlar, ruh çağırma seanslarında kâfir bir kişinin ruhunun, Müslüman bir kişide, kâtil, cânî bir kişinin ruhunun da suçsuz birisinde yaşadığına şahit olduklarını söylerler. İnsan ölümle noktalanan dünya hayatında elde ettiği bütün amelleriyle, şahsî kazançları ve sorumluluğu ile bu dünya hayatından ayrılmaktadır. Reenkarnasyonu ispat için ruh çağırma seanslarına sığınan ve oralardan belge toplayan kişilere ihtimaldir ki cinler ve şeytanlar yardımcı olmaktadır.
Not: Devamı bir sonraki yazımda olacaktır. H.K.
avatar
Hasan
Admin

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 21/08/08
Yaş : 65

Kullanıcı profilini gör http://asil-islam.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz