KADINLARA MAHSUS HALLER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

KADINLARA MAHSUS HALLER

Mesaj  Hasan Bir Paz Eyl. 07, 2008 5:32 pm

KADINLARA MAHSUS HALLER

Kadınlara mahsus haller deyince hayız, nifas, istihâze denilen üç durum akla gelir. Yetişkin bir kadının cinsel organından:

a-Yaratılışları gereği belirli yaşlar arasında, belirli aralıklarla gelen hayız kanıdır. Şafiîlerce en çoğu on beş gün, Hanefîlerce ise on gün sürer, daha fazlası özür kabul edilir.

b- Doğumdan sonra belirli bir süre gelen ( hiçte gelmeyebilir) nifas( lohusalık) kanıdır. Hanefî ve Hanbelîlerce azami kırk gündür. Malikî ve Şafiîlerce altmış gündür.

c- Bu ikisi dışında kalan ve genelde bir hastalıktan kaynaklanan istihaze ( özür) kanıdır. Dinmeyen burun kanaması, tutulamayan idrar gibi sadece abdesti bozar. Hanefîlerce on, Şafiîlerce on beş günden fazla süren hayız ( aybaşı ) kanı istihaze (özür) dir. Gerekli temizliği yapıp bütün ibadetleri yerine getirir.

Bu üç durum, namaz, oruç, Kur’an okuma, hac, cinsi münasebet gibi birçok hükümle irtibatlı olduğundan fıkıh kitaplarında önemle ele alınır ve ayrıntılı olarak incelenir. Burada her fıkıh kitaplarında tekrar tekrar yer alan çoğunlukla bilinen konulara değinilmeyecek hayız halindeki kadınlarla ilgili farklı yorum ve hükümlerden bahsedeceğiz.

Hayızlı bir kadın hac ibadetini eda ederken Kâbe’yi tavaf hariç haçla ilgili bütün ibadetleri yapabilir. Haccın rüknü olan ziyaret ( ifâza ) tavafını yapmak üzere temizleninceye kadar Mekke’de bekler. Hanefîlere göre hayızlı olarak tavaf yapılması geçerli olmakla birlikte ceza kurbanı kesilmesi gereklidir. Hayızlı kadının temizliği bekleyememesi durumunda[1] bu haliyle tavaf edebileceği ve bir ceza gerekmeyeceği görüşü de vardır. Çünkü hayız iradî (isteğe bağlı) olmayan bir hükmü kirlilik hali olduğundan cinsi munasebet ve ihtilâmdan kaynaklanan, gusül veya teyemmümle giderilmesi mümkün olan cünüplükten farklıdır…

Hayızlı kadının Kur’an okuması ve Mushafi eline olması meselesine gelince Malikî fâkihleri, bazı sahabe ve tabiin âlimlerinden rivayet edilen görüşlerin desteğiyle, kadının hayız süresi içinde Kur’an okuyabileceğini, fakat hayız kanı kesildiği andan itibaren gusledip temizleninceye kadar cünüp hükmünde olup Kur’an okuyamayacağını belirtmişlerdir. İbn Hazım bu şartı da aramaz. Malikîler ve İbn Hazım dâhil [2] bir grub İslam bilgini, cünüplük halinin iradî ( isteğe bağlı ) hayzın ise gayri iradî ( istek dışı ) oluşundan hareketle hayzı kadın lehine bir ayrım yapmayı gerekli görmüş. Özellikle Malikîler, kadınların Kur’an öğrenim ve öğretimi için böyle bir ruhsata sahip olduğunu söylemişlerdir.( Diy. Vakfı ‘İSAM’ilmihali c.1 213 )

İbn Kayyım’ın “İlâmul- muvakkıîn” isimli kitabının “Zamanın, mekânın ve ahvalin değişmesine göre fetvanın da değişeceği” ile ilgili bölümünden konumuzla ilgili bazı kısımları buraya alıyoruz: “…Hayızlı iken bir hanım eğer Kur’an okumaktan engellenirse, onun elde edeceği birçok fayda kaçırılmış olacaktır. Hatta temiz halinde ezberlediği birçok ayeti ve sureyi unutacak ve kaybedecektir. İmamı Malik’in görüşü budur. Ahmet’ten ve Şafiî’den gelen iki görüş ve içtihattan biri de bu yöndedir. Allah Resulü hayızlı bir kadının Kur’an okumasını yasaklamamıştır. “ Hayızlı ve cünüp kişi, Kur’an-dan herhangi bir ayet okuyamaz” şeklinde gelen hadis ise sahih değildir. Bu hadis, hadis âlimlerinin ittifakı ile malûl ve sakat bir hadistir. Bu hadis, İsmail b. Ayyaş isimli birisinden, Musa b. Ukbe, Nafi ve ibn Ömer yoluyla rivayet ediliyor. Tirmîzî diyor ki “ Bu hadis, İsmail b. Ayyaş’ın Musa b. Ukbe’den rivayeti dışında bilinmemektedir”. Tirmîzî bu zatın tek başına rivayet ettiği hadislerin zayıflığına işaret etmektedir. Buharî bu zat hakkında diyor ki: “ Kendi memleketindeki muhaddislerden rivayet ettikleri sahih ise de başka yerlerden ve başka memleket muhaddislerinden rivayet ettiklerinde şaibe vardır…”

Abdurrahman b. Ahmet diyor ki “Fadl b. Ziyad-ın ibn Ayyaş’tan, onunda Musa b. Ukbe’den, onun Nafî’den ve onun da ibn Ömer’den merfu olarak rivayet ettiği, “ hayızlı ve cünüp kişi Kur’an-dan hiçbir ayet okuyamaz” şeklinde olan hadisini babama arz ettim. Babam dedi ki: “ Bunun aslı ve astarı yoktur. Bunu İsmail b. Ayyaş uydurmuş ve hadis olduğunu sanmıştır”

Bu hadis sahih ve geçerli olmadığına göre hayızlının Kur’an okumasını caiz görmeyen için cünübe kıyas etmekten başka delilleri kalmamıştır. Hâlbuki hayızla cünüplük arasında açık fark vardır… Sonuç olarak ihtiyaç ve gerek duyduğu zaman hayızlı bir kadının Kur’an okuması yasak ve sakıncalı olmadığına göre daha şiddetli bir ihtiyaç hali olan tavafı yapmasında bir engel yoktur. Bunu yapması daha evlâ ve daha geçerlidir. Yani hayızlı bir kadın Kur’an okuyabileceği gibi haydi haydi hayızlı iken tavaf yapmasında bir sakınca ve engel bulunmamaktadır. Bu, zarûret, ihtiyaç ve zorunluluk gereğidir.(3)

İmam-ı Malik, Ahmet b. Hanbel’e göre hayızlı- nifaslı kadınlar el sürmeden ezbere veya yüzünden Kur’an-ı okuyabilirler. ( Fethul İnaye:1/ 217 ) İbn Hazm ise hayızlı nifaslı kadınlarla cünüp olan kişilerin hem Kur’an tutmaları hem de okumalarının caiz olduğunu söylemiştir. ( El-Muhallâ 1/94).

Birlikte değerlendirildiğinde Kur’an okumaya veya araştırmaya ihtiyaç duyan kadınların dinin asıl kaynağı olan Kur’an ile irtibatını kesmemek amacıyla, hayız ve nifas hallerinde Kur’an-ı Kerim’i okumalarında sakınca yoktur.” [4]



[1] Genellikle kafileler halinde hareketler söz konusu olduğunda bekleme imkanı yoktur. Aksi halde kafilesi gidecek kendisi yalnız kalacaktır.


[2] İbn Hazım, Zahirî mezhebinin temsilcisidir.




[3] İbn Kayyım el- Cevziyye, “İlâmul muvakkiîn c.3, s.14- 24. ( H. Tekin “Hac Fıkhı”196–198)




[4] Diyanet aylık dergisi Şubat 2005, sayı:170, sayfa: 56- sorun söyleyelim bölümü

Ayrıca 18 Mayıs 2002 İstanbul’da yapılan “Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı SonuçBildirgesi” adı altında zamanın Diyanet İşleri Başkanı Nuri Yılmaz’ın divan başkanlığı yaptığı toplantıda 39 maddelik bildiri yayınlanır. Onlarca seçkin din adamının imza koyduğu bildirinin konumuzla ilgili 20. maddesi şöyle:

“Kadınların özel hallerinde namaz yükümlülüğünden muaf tutulmaları, onların temiz olmamaları sebebiyle değil, psikolojik ve fizyolojik yüklerini hafifletme düşüncesiyledir. Ancak kadınlar, bu gibi durumlarda, Kur’an okuyabilecekleri gibi mescide de girebilirler. Çoğunluk bilginler karşı olmakla birlikte, bazı bilginlerce tavaf yapabilecekleri de ifade edilmiştir.” ( Bu zevatı kiramın bazıları: M. Nuri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Toksarı, Doç. Dr. Şamil Dağcı, Prof Dr. Mehmet Aydın, Prof. Dr. Hamza Aktan, Prof.Dr. Mehmet Erkal, Prof. Dr. Celal Kırca, Fahrettin Aşık,Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve diğerleri )

Bundan ayrı olarak, Diyanet İşleri Başkanlığının “ Kur’an Yolu” (2003 / ANKARA) adlı tefsirin sık sık eserlerinden alıntı yaptığı ve Diyanet İşleri eskibaşkanı Prof. Dr. Süleyman ATEŞ’in Kanal 7 T.V de : 17.9.2004, 18.10.2004 tarihlerinde yayınlanan söyleşi özetle şöyle:

“Kur’an-da hayızlı kadına getirilen yasak kocasıyla cinsi temastır. Hayızlı kadın özür sahibidir, her namaz için abdest alır, her ibadetini yapar. Kendini dinç hissediyorsa orucunu tutar. Namazın temeli Allah’ı anlamaktır. Taha süresinde “beni anlamak için namaz kıl” deniyor. Allah’ı zikir hayızlı iken caiz ise, caiz olmayan eğilip kalkmamıdır? Yok, böyle bir şey. Allah’ı zikir için kılabilir. Sonra size soruyorum adetli kadın cünüp müdür?

Cevap: Değildir. (10 .09 .2004 Kanal 7,Saat:10.30

Yine a.t.v ( 18.10.2004 saat 16.00 ) tarihli program Prof. Ateş aynı fetvayı vererek “Diyanet eski fetvasından dönmüş olup son zamanlar benim söylediğim gibi fetva vermiştir” demiştir.

Tarih: 23.10.2004 sahur programı (06.00 a.t.v) Prof. Dr. S. Ateş şöyle diyordu “Hayızlı kadınlar namaz kılabilir oruç tutabilir ve ojeli kadın namazını kılar, abdeste mani değildir. Kul ile Allah arasına kimse giremez. Olmaz diyenlerde benim gibi insanlardır. Kur’an-da böyle yasak yoktur” .

( Not: Çarpıcı olduğu için bu ifadeleri buraya almayı uygun buldum. H.K)
avatar
Hasan
Admin

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 21/08/08
Yaş : 65

Kullanıcı profilini gör http://asil-islam.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz