İRTİDAT-MÜRTED

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İRTİDAT-MÜRTED

Mesaj  Hasan Bir Perş. Ara. 04, 2008 10:29 am

İrtidat-Mürted

İrtidat, geri dönmek, geri istemek, eski haline dönmek anlamlarına gelir. Bir kimsenin Müslüman iken dinden dönmesi, islamı terk etmesi demektir.

Önce Müslüman olup sonra İslamı inkâr eden, başka bir dine geçen, dinsizliği seçen kimselere mürted denilmektedir. “Allah’a ortak koşmak, ona mahsus olan sıfat vefiillere başkalarını da ortak etmek” olan kimselere müşrik denir. İçi, kâfir, dışı Müslüman olanlara da münafık denir. Kâfir terimi ise bu üç terimden daha geniş bir anlam ihtiva etmekte olup hak dine aykırı olan ve kişiyi hak dinin dışına çıkaran bütün inançların sahiplerini ifade etmektedir.
Mürted’in Daha Önceki Amelleri

Birçok ayete göre kâfirlerin (müşrik, münafık, mürted) bu inançları, dünya da yaptıkları iyi işlerin dini sonuçlarını iptal etmekte, onlardan sevap, ecir, ahiret azığı olarak fayda görmelerini engellemektedir. (Maide 5/5, Enam 6/88, Tevbe 9/17,69)

Hak dinden dönen kimse yeniden İslam’a gelirse ilk İslamî hayatında yaptığı sevaplarla ibadetler defterine yazılır, yeniden değer kazanırmı, yoksa araya inkâr girdiği için silinmiş, boşamı gitmiş olur? Bakar süresi 217. Ayetten de anlaşılacağı üzere mürted bu hali üzere ölürse ameli boşa gitmektedir, inkârından cayar ve yeniden İslama dönerse amelleri boşa gitmeyecektir. Konuyla ilgili başka ayetlerde ise “hak dinden dönmeninamelleri boşa gidermesi” bu hal üzere ölme şartına bağlanmıştır. (Maide 5/5, Enam 6/88, Zümer 39/65). Bu ayetleri bir arada değerlendiren ve farklı yorumlayan müctehid ve tefsirciler farklı yorumlara sahiptirler.

Ebu Hanife ve İmam’ı Malik’e göre hak dinden dönen kimsenin amelleri boşa gider, daha önceden adak adamış ise yerine getirmesi gerekmez, haccetmiş ise yeniden hacc etmesi gerekir… Bakara 217. ayetteki şartı ve kaydı dikkate alarak diğer ayetleri de buna göre anlayan İmam’ı Şafiîye göre mürted hak dine yeniden dönünce amelleri de onunla beraber döner ve boşa gitmez.

“İçinizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse”... (Bakara 217) cümlesinde geçen ve iki şeyin birbiri peşine biri diğerinden hemen sonra olduğunu bildiren, Arapçada “fa’i takıbiyye” denilen ‘fa’ harfinden yola çıkan bazı müfessir ve fakihler mürtedin ceza olarak öldürüleceğine bu ayeti delil göstermiş, ayet-i, “Bir kimse dininden döner dönmez ölmez, kendi haline bırakılırsa yıllarca yaşayabilir; ‘döner de arkasından ölürse’ demek cezaolarak öldürülürse demektir” şeklinde anlamışlardır. (İbn Aşür I 335) Hâlbuki “Dinde zorlama yoktur” (Bakara 2/256) mealindeki ayet-i insanların dine girmek için de, girdiği dinde kalmak içinde zorlanamayacaklarını açık ve kesin olarak ifade etmektedir.

Dünya imtihan yeridir. Yaratıcı iyi ve kötüyü kavrama, algılama gücü olarak insana akıl nimetini bahşetmiş ve akıllı insanlara binlerce Peygamber göndererek mesajını iletmiştir. İnanıp inanmama zorla olacaksa bunca Peygamberlere ve kitaplara ne ihtiyaç var idi? İnsanın yaratılışında İslamî değerleri kabul etme kabiliyeti mevcut olduğu halde Yüce yaratıcı: “(Resülüm) Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O hal de sen, inanmaları için insanları zorlayacakmısın? (Yunus10/99)veyine “De ki, Hak, Rabbinizdendir; öyle ise dileyen iman etsin, dileyen iman etmesin.” (Kehf 18/29) buyurmakta olup inanıp inanmama konusunda insanları hür iradeleriyle baş başa bırakmıştır.
avatar
Hasan
Admin

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 21/08/08
Yaş : 65

Kullanıcı profilini gör http://asil-islam.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz