HANGİ HAYVANLAR KAÇ KİŞİ İÇİN YETERLİDİR?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

HANGİ HAYVANLAR KAÇ KİŞİ İÇİN YETERLİDİR?

Mesaj  Hasan Bir Perş. Kas. 27, 2008 2:00 am


HANGİ HAYVAN KAÇ KİŞİ İÇİN YETERLİDİR?
Koyun kaç kişi için kesilebilir?
Bilgin ve fakihlerin genel ve cumhuruna göre bir koyun bir aile için yeterli ve geçerlidir. Aile içinde bir kişi bir koyun kestiğinde kurban ibadeti yerine gelmiş ve bütün aile fertleri için sünnet icra edilmiş olur. Bu, Malik, Şafii, Ahmet, İshak ve Evzai’nin görüş ve mezhebidir. Bir koyunun kaç kişi olurlarsa olsunlar tüm aile fertleri için yeterli olduğuna dair deliller şunlardır:
1 – Umare b. Abdullah’tan gelen bir senetle Tirmizi rivayet ediyor, Umare dedi ki; “ben Ata b. Yesardan duydum diyordu ki: Ben Ebu Eyyub’a Resulullah zamanında kurbanlar nasıldı diye sordum. Bana dedi ki efendimiz zamanında kişi kendi adına ve ailesinde bulunan bütün fertler adına bir koyun kurban ederdi. Kendileri yediği gibi başkalarına da yedirirlerdi. Hatta bununla övünürlerdi.” Tirmizi hadis hakkında Hasen ve sahih demiştir. Ayrıca hadisi İbni Mace Ve Malik rivayet etmiştir. İmamı Nevevi hadis hakkında sahihtir diyor. Doğru olanda hadisin bu şekli merfu olduğunu göstermektedir. Şeyh Elbani hadisin sahih olduğunu kaydetmektedir.
2 – Delillerden biri de İbni Mace’nin Şa’bi’den onun da Ebi Sureyh’den rivayet ettiği hadistir. Ebi Sureyh Hudeybiye anlaşmasında hazır bulunan sahabelerden biridir. Dedi ki: “Ben sünneti bildiğim halde ailem beni zora soktu. Bir aile tüm aile fertleri için bir veya iki koyun keserlerdi. Şimdi ise böyle yaparsak komşularımız bize cimri nazarı ile bakmaktadırlar.”
Zevaid de Hadisin senedinin sahih, ravilerinin güvenilir olduğunu söylemektedir. Hâkim rivayet etmiş ve sahih olduğunu söylemiş, Zehebide aynı görüşü paylaşmıştır Şeyh Elbani Hadisin senedinin sahih olduğunu beyan etmektedirTP
3 – Başka bir delil Cabir b.Abdullah’tan gelen hadistir Cabir diyor ki: “Namazgâhta yüce Resulle beraber bayram günü birlikte idik hutbeyi okuyup bitirdikten sonra minberden indi bir koç getirdiler efendimiz bizzat o koçu kendi eliyle kesti ve “bismillah Allahu ekber bu, benim ve ümmetimden kurban kesemeyenler adına” dedi. Ebu Davut bu hadisi “koyunun bir topluluk adına kurban edilmesi” bölümü ve başlığı altında rivayet etmiştir.
4 - Abdullah b. Hişamdan rivayet ediliyor, dedi ki: “ Allah resulü bir koyunu tüm aile fertleri adına kurban ederdi.” Hadisi Hâkim rivayet etmiş ve senedinin sahih olduğunu söylemiştir. Zehebi de aynı görüştedir.
5 – Delillerden biride Aişe’den gelen hadistir, dedi ki: “Allah resulü boynuzlu siyahlarla beraber gezen, siyahların ağılında yatan siyaha çalan bir koç getirmelerini emretti. Kurban etmek üzere koçu getirdiklerinde Dedi ki “ey Aişe büyük bıçağı getir.” Getirdikten sonra taşa sürerek bilememi emretti. Bende söylediklerini yaptım. Sonra bıçağı aldı ve koçu tuttu. Yatırdı kesmeye başladı keserken de “Bismillah! Ey rabbim bu kurbanı Muhammed, ailesi ve Muhammed ümmeti adına kabul buyur” dedi ve sonra kesti.” Hadisi Müslim ve Ebu Davut rivayet etmiştir. Nevevi diyor ki bu hadiste kişinin kendi ve ailesi adına ortak olarak kurban kesebileceğine ve sevapta onların da ortak olacağına delil vardır. Cumhurun ve bizim görüş ve mezhebimiz de buduTP
Hattabi diyor ki “efendimizin “Muhammed, ailesi ve ümmeti Muhammed adına kabul et” sözü, bir koyunun kişi ve ailesi adına yeterli ve geçerli olduğuna delildir. Ebu Hüreyre ve İbni Ömer’den nakledildiğine göre onlarda bu şekilde yaparlardı. Malik, Evzai, Şafii ve Ahmet bir koyunun kişi ve ailesi adına geçerli ve caiz olduğu görüşündedirler. Sevri ve Ebu Hanife bunu mekruh görmüşlerdir.
6 – İbni Ebiddünya Hazreti Ali’den rivayet ediyor, “Ali bir hayvanı bütün aile ferdleri adına kurban ederdi”.
7 - İbni Kudame Salih b. Ahmed b. Hanbelden naklediyor, Salih demiş ki babama dedim ki bir koyun bütün aile ferdleri için kurban olarak geçerlimidir?” Babam, “evet olur hiçbir mahzuru yoktur dedi. Allah Resulü iki koç kurban etti birini keserken Bismillah! Bu Muhammed ve ailesi adına dedi diğerini keserken de yine besmeleden sonra Yarabbi bu senin ihsan ve ikramın ümmetimden senin birliğini ikrar edenler adına sana takdim ediyorum buyurdu.
Ebu Hüreyre’den nakledildiğine göre kurban keserken kızı geldi bu benim adıma olsun dedi oda senin adına da olsun buyurdu.
Allame İbni kayyım diyor ki yüce Resulün örneklik ve hidayetinden biride kestiği kurbanda bir koyun kişi ve tüm aile ferdleri için yeterli olduğunu bildirmesidir. Bu ailede bulunan kişilerin sayısı ne kadar çok olursa olsun bir koyun tüm ferdler için yeterlidir.”Bu açıklamadan sonra yukarıda geçen Ebu Eyyub hadisini nakletmektedir.
Şevkani diyor ki “hadisteki “ bir koyunu hem kendi adına ve hem de ailesi adına keserdi “ cümlesinde bir koyunun bir aile için yeterli olacağına delil vardır. Çünkü efendimiz zamanında bütün sahabe böyle yaparlardı. Efendimiz onların böyle yaptığını biliyor ve onlara itiraz etmiyordu. Doğru olan bir koyunu bir aile için yeterli olacağıdır. İsterse bu ailede bulunan kişilerin sayısı yüze ulaşsa bile caizdir. Sünnetin hükmü budur.
2 – İkinci görüş, Hanefilere ve Sevriye göre bir koyun sadece bir kişi için kurban edilir, bir kişi adına yeterli ve geçerlidirP
Kasani diyor ki. Bir koyun ve keçi sadece bir kişi için kurban olur. İki koyun yerini tutacak kadar tavlı ve yağlı olsa da böyledir.
Deve ve sığırda da kıyas ortaklığın caiz olmaması yönündedir. Çünkü buradaki ibadet yönü kan akıtmaktır kan akıtma parçalanma kabul etmez çünkü tek kesişle akar. Ancak burada ortaklığın cevazını haber ve hadisle öğreniyoruz. Koyunda kıyas aslı üzere kalırken bunlarda iştirake cevaz verilmiştir.
Hanefiler kurban sevabını birden fazla kişiye bağışlamanın caiz olduğunu kabul ediyorlar. Cumhurun delil getirdiği hadisi bu manada yorumluyorlarP
Tahavinin zan ve iddiasına göre de cumhurun delil getirdiği hadisler ya mensuhtur ya da kişiye özeldir.
Hanefilerden bazıları da bu kurbanı hacda kesilen hedy kurbanına kıyas etmektedirler. Buna göre diyorlar ki nasıl hacda kesilen hediy kurbanı sadece bir kişi için geçerli ise bu kurbanda da kesilen koyun tek kişi içindir. Çünkü ulemanın ittifakına göre hacdaki hediy kurbanı sadece bir kişi içindir.
Burada bir koyunun, sayıları ne kadar çok olursa olsun ailesi için geçerli olacağına dair olan cumhurun görüşü daha tercihe layıktır. Çünkü onların delilleri daha kuvvetli dayanakları daha tutarlıdır.
Hanefilerin görüş ve iddialarını ret için deniyor ki: Efendimiz zamanında sığır ve deve ortak kesildiğine dair rivayet sabittir. Aynen onun gibi yine yüce Resul zamanında bir koyunda ortak olarak kesilip kurban edilmekteydi. Ancak sığır ve devedeki ortaklık ayrı aileler arasında olurken, koyundaki ortaklık ve iştirak aynı aile fertleri arasında yapılmaktaydı. Koyunda ortak olmak kıyasa aykırı sözü bir nas ve delile dayanmamakta olup batıl bir görüştür.
Normal kurbanı hac kurbanına kıyas etmeleri ise, fasit ve değersiz bir kıyastır. Çünkü bu Nassın olduğu yerde kıyasa yapışmaktır. Normal kurban hac kurbanından ayrı bir şeydir. İkisinin ayrı hükümleri vardır. Biri diğerine kıyas edilemez. Çünkü bu ikisinin arasında fark olduğuna dair nas varit olmuştur. Dolayısıyla nas kıyastan önceliklidir ve öndedir. Muhaddis Zeyle-i diyor ki koyunu bir kişiden fazla kişiler arasında ortak olamayacağına dair olan görüş mezhebi sıkıntıya sokmaktadır. Efendimizin bir koçu kendi ve ailesi adına kesmesiyle ilgili geçen hadis mezhepteki bu görüşü problemli hale getirmektedir.” Zeyle-i bu açıklamayı yaptıktan sonra yukarıda geçen Abdullah b. Hişam hadisini nakletmektedir.
Fakihler, koyun ve keçinin bir kişi için, deve veya sığırın yedi kişi için yeterli olacağı hususunda ittifak etmişlerdir. Hz. Cabir’in rivayetinde “ Hudeybiyede Resulüllah ile birlikte deveyi de sığırı da yedi kişi için kurban kestik” denilmektedir.
Hanbelîler ise, bir kişinin ev halkı adına bir tek koyun veya bir inek kesmesinin caiz olduğunu söylemişlerdir. Onlar Müslim’in Hz. Aişe’ den yapmış olduğu rivayet ile amel ederler. “ Hz. Peygamber a.s. bir koçu, kendisiyle ailesi namına kesmiştir, boynuzlu beyaz iki koçun birisini kendi adına, diğerini de ümmeti adına kesmiştir.” Ayrıca Ebu Eyyub’dan İn Mace ve Tirmizî sahih olduğunu belirterek şunu rivayet etmektedirler: “ İnsanlar Hz. Peygamber döneminde bir koyunu hem kendi adına, hem de aile halkı adına kurban eder, ondan hem kendileri yer, hem de başkalarına yedirirlerdi.”
Malikîler, bundan dolayı kişinin, koçu, inek veya deveyi hem kendi adına, hem de aile halkı adına kurban etmesini caiz kabul etmişlerdir. İsterse yedi kişiden fazla olsunlar. Şu kadar var ki, sevapta ortaklık olması için kurbanın kesilmesinden önce şu şartların bulunması gerekir: Bu kişinin masraflarını karşıladığı bir akrabası olması ve kendisiyle birlikte aynı yerde oturması gereklidir.
Şafiîler şöyle demektedirler: Bir aileden bir kişinin kurban kesmesi ile sünneti-i kifaye hâsıl olur. İsterse ötekiler bu konuda ona izin vermiş olmasınlar, durum değişmez.
Hanefîler de, ortaklaşa kesilen kurbana bütün ortakların ibadet niyetiyle katılması şarttır. Ortaklardan birinin sadece et elde etme niyetiyle iştiraki diğerlerinin kurbanını geçersiz kılar.
Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise böyle bir ortaklık kurban ibadetine zarar getirmez.
Bir kimse tek başına kesmek üzere aldığı bir büyük baş hayvana sonradan altı kişiye kadar ortak kabul eder. Bu, kurbanın sıhhatine engel değildir.
Kurbanlıkta Kusurun Sonradan Oluşması:
Daha önce açıkladığımız gibi boynuzsuz yahut boynuzu kırılmış olan hayvanın kurban edilmesi caizdir. Çünkü boynuzun maksatla bir alâkası yoktur.
Şafiîler “Yaratılıştan boynuzsuzluk veya boynuzun kırık olması ete tesir etmediği sürece, kırılma esnasında kan aksa da zarar vermez. Çünkü boynuzun maksatla bir alakası yoktur,” diyorlar.
Hanefîlere göre: Kurbanlığa zararlı olan kusurlar satın alındığında varsa, kurbanın sıhhatine engeldir. Şayet sağlıklı olarak alınmış daha sonra kurban edilmeyi engelleyici bir kusur ile kusurlanmış ise, şayet zengin ise değiştirir, fakirse değiştirmez, onu kurban etmesi yeterlidir. Fakir birinin kurbanlığı satın aldığı vakitte bile kurbanlık kusurlu ise, üzerine vacip olmadığından dolayı onun için yeterli olur.
Şafiî –Malikî –Hanbelîlere göre: Kişi sağlıklı ve her türlü kusurdan uzak bir hayvan alsa, sonrada kurban edilmesini engelleyecek bir husus meydana gelse onu keser, onun için yeterlidir. Çünkü İbn Mace, Ebu Said’den şöyle dediğini nakletmektedir: “Kurban etmek üzere bir koç satın almıştık. Fakat kurt onun kıçının bir kısmını kapardı. Hz. Peygambere sorduk, onu kurban etmemizi emretti.”
O halde kurban edilmeyi önleyen kusur, sonradan meydana gelen kusur değil, eskiden beri var olan kusurdur. Zararlı olan kusur ise daha önce açıkladığımız gibi (Şafiînin de fikri budur) etine zararlı olan kusurdur.

Hasan KARAGÜZEL

avatar
Hasan
Admin

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 21/08/08
Yaş : 65

Kullanıcı profilini gör http://asil-islam.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz